Archive for Januar, 2010

Avea ve Türk Hava Yollarının (THY) birlikte hayata geçirdiği kampanyayla, THY Miles&Smiles üyeleri, Avea ile faturalarının her 1 lirası için 5, her bir kontör için ise 1 mil kazanacak.
Avea abonesi olan Miles&Smiles üyeleri, THY Avea Mil Programına kaydolup faturaları veya yükledikleri kontör karşılığında bonus mil kazanırken, milleriyle de kontör ve dakika alabilecek.
Bir yıl boyunca devam edecek kampanya kapsamında ödenen fatura miktarı 50 lira ve üzerinde olan aboneler, faturalarının her 1 lirasına 5 mil, 150 ve üzerinde kontör yüklemesi olan aboneler ise yükledikleri her kontör için 1 mil kazanıyor.
Öte yandan Miles&Smiles üyeleri kendileri veya başkaları için Avea’dan 15 mil karşılığında 1 kontör, 40 mil karşılığında ise 1 dakika alabiliyor.
Bu kampanyadan tüm faturalı, faturasız bireysel ve kamu aboneleri faydalanabiliyor.
Avea Üst Yöneticisi (CEO) Erkan Akdemir, kampanya tanıtım toplantısında, Avea THY Mil programı sayesinde Avea abonesi olan Miles &Smiles üyelerinin, konuştukça bonus mil kazanırken, kazandığı Miles&Smiles milleriyle de kontör veya dakika alabileceklerini belirtti.
Akdemir, “THY ile hayata geçirdiğimiz işbirliği kapsamında Avea aboneleri faturalarının her 1 lirasına 5 bonus mil kazanırken, yükledikleri her kontör içinse 1 bonus miline sahip olacak. Bu kampanya ile Avea aboneleri, benzer kampanyalardan farklı olarak, faturalarının her bir lirası karşılığında maksimum bonus mil kazanacaklar” dedi.
Bir Miles&Smiles üyesinin, Avea’dan 50 liralık fatura ödemesi yaptığında kazanacağı milin, İstanbul-Ankara uçuşundan kazandığı mille eşit olacağını vurgulayan Akdemir, dünya örneklerine baktıklarında, birçok havayolu şirketinin mil programı bulunmasına rağmen operatörlerle anlaşması bulunan firma sayısının sınırlı ve anlaşmaların da genelde tek taraflı olduğunu, THY ile hayata geçirdikleri bu işbirliği ile müşterilerine her iki kazanımı da sunarak daha fazla fayda sağladıklarını belirtti.
Akdemir, bu zamana kadar hem mobil iletişim alanında hem de iletişim dışında giyimden yiyeceğe, teknolojiden eğitime kadar çeşitli markalarla birçok kampanyaya imza attıklarını, önümüzdeki dönemlerde de THY gibi Türkiye’nin önemli kurumları ile farklı işbirlikleri geliştirmeye ve sundukları kampanyalarla fark yaratmaya devam edeceklerini vurguladı.
Erkan Akdemir, projeyi farklı alanlarda geliştirerek büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.
2 MİLYONUN ÜZERİNDE ABONE
Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Temel Kotil de mil programlarının çok meşhur hale geldiğini söyledi.
Avea ve THY işbirliğinden kazanılan millerin sadece THY’de kullanılmayacağını AnadoluJet, Jetairways ve Star Alliance üyesi havayollarında da kullanılabileceğini ifade eden Kotil, “Miles&Smiles projemizin şu anda 2 milyonun üzerinde üyesi var. İyi bir sayımız var. İnşallah burada yolcularımız uçtukça Avea’dan da ilave konuşma kazanacaklar. Ben de Avea kullanıcısıyım, dolayısıyla bir sürü mil kazanmış olacağım. Bu bir sinerjidir. İki kurumun amacı vatandaşımıza daha iyi ürün getirmek, teşvik edici olmak. Bunun sonucunda en çok bundan bizim patronumuz olan müşterilerimiz mutlu olacaklardır” dedi.

Tam boyutlu görseli gösterAvea ve Türk Hava Yollarının (THY) birlikte hayata geçirdiği kampanyayla, THY Miles&Smiles üyeleri, Avea ile faturalarının her 1 lirası için 5, her bir kontör için ise 1 mil kazanacak.Avea abonesi olan Miles&Smiles üyeleri, THY Avea Mil Programına kaydolup faturaları veya yükledikleri kontör karşılığında bonus mil kazanırken, milleriyle de kontör ve dakika alabilecek.Bir yıl boyunca devam edecek kampanya kapsamında ödenen fatura miktarı 50 lira ve üzerinde olan aboneler, faturalarının her 1 lirasına 5 mil, 150 ve üzerinde kontör yüklemesi olan aboneler ise yükledikleri her kontör için 1 mil kazanıyor.

Devamı/mehr… »

imgresDünya üzerinde neredeyse herkesin Bill Gates hakkında bir fikri vardır. Kimileri onun kar etmekten başka bir amacı olmayan biri olduğunu düşünürken, diğerleri onun bir dahi olduğuna inanıyor. Fakat Gates’in notlarını paylaştığı The Gates Notes adlı sitesinde onu yakından tanıyıp, insani yönünü de görme şansına erişiyoruz. Bu site Gates’in, iş hayatında edindiği tecrübeleri, emeklilik yaşantısına nasıl adapte ettiğini görmek mümkün.

Gates, açtığı yeni sitesinde yazılım ve teknoloji dünyasından ziyade eşiyle beraber kurduğu yardım vakfı Bill & Melinda Devamı/mehr… »

Altın geçen yılın en çok tercih edilen yatırım araçlarından biri olsa da ekonomistler 2010’da bakır, platinyum ve çinkonun daha iyi seçimler olabileceğini söylüyor.
İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Daily Telegraph’ta yayımlanan bir haber analizde, geçen yılın dünya genelinde emtia açısından oldukça iyi bir yıl olduğu belirtilirken, Çin gibi gelişmekte olan ülkelerden gelen yoğun talebin, Batı’daki yatırımcıların isteksizliğini telafi ettiğine dikkat çekildi.
Geçen yıl, ABD ekonomisindeki sıkıntılar doların değer kaybetmesine neden oldu ve yatırımcılar güvenli liman olarak altına sığındı. Ancak yatırımlar sadece altınla sınırlı kalmadı.
İngiltere merkezli bir araştırma şirketi olan Financial Express, platinyum, gümüş, bakır ve diğer değerli metallerin de yatırımcıların ilgisini çektiğini ortaya çıkardı.
Haber analizde yorumlarına yer verilen İngiltere merkezli JPM Doğal Kaynaklar fonunun yöneticisi Ian Henderson, 2009 yılının sonlarına doğru diğer değerli metallerin altının tahtını sarstığına dikkat çekti.
NİKEL ALTERNATİF OLABİLİR
ABD merkezli varlık yönetimi şirketi Merrill Lynch, yatırımcıların 2010’da özellikle değerli metallere yönelmesi gerektiğini söylüyor. Şirket, bakır ve nikelin özellikle gelişmekte olan ülkelerden gelen taleple, yatırımcılarına iyi paralar kazandırabileceğini belirtiyor.
Nikel, 2009’da dalgalı bir seyir izlese de değerli metalin fiyatının bu yıl daha yüksek seviyelere çıkması bekleniyor. Diğer yandan metaller üzerine araştırmalar yapan Roskill şirketi, özellikle paslanmaz çelik üretiminde gerekli olmasından dolayı nikel kullanımının 2010’da yüzde 7 oranında artmasını bekliyor.
BAKIR DAHA İYİ BİR TERCİH
JPM fonunun yöneticisi Henderson ise, nikelle kıyaslandığında bakırın daha iyi bir tercih olacağını söylüyor. Yatırımcı, bakıra olan talebin 2010’da güçlü bir oranda artacağına dikkat çekti.
Haber analizde ise portföylerindeki bakır hisselerini artıran borsa yatırım şirketlerinin sayısının arttığına dikkat çekildi.
Henderson ise altyapı çalışmalarında fazlasıyla yer almasından ötürü, çinkonun da öne çıkan bir yatırım aracı olacağını belirtti ve Çin gibi altyapı yatırımlarını artıran ülkelerin talepte büyük bir artışa sebep olacağını söyledi.
Haber analizde aynı zamanda, Güney Afrika’daki rezervin azalmasından dolayı plantinyum ve paladyum gibi değerli metallere olan ilginin de artacağı belirtildi ve bu metallerin fiyatları çok düşük olduğu için 2010’da yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alabileceklerine işaret edildi.

imgresAltın geçen yılın en çok tercih edilen yatırım araçlarından biri olsa da ekonomistler 2010’da bakır, platinyum ve çinkonun daha iyi seçimler olabileceğini söylüyor.

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Daily Telegraph’ta yayımlanan bir haber analizde, geçen yılın dünya genelinde emtia açısından oldukça iyi bir yıl olduğu belirtilirken, Çin gibi gelişmekte olan ülkelerden gelen yoğun talebin, Batı’daki yatırımcıların isteksizliğini telafi ettiğine dikkat çekildi.

Devamı/mehr… »

ürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner oldu. Boyner, ilk mesajında, “Partilerimizi oligarşik yapılara döndüren, onların toplumsal kesimlerle organik bağ kurmalarını önleyen Siyasi Partiler Yasası’ndan ve Seçim Kanunu’ndan, bir türlü bunları değiştirmeyen zihniyetten şikayetçiyiz” dedi.
TÜSİAD’ın 40. Genel Kurulunda seçimin ardından yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin sadece cari işlemler açığı, istihdam açığı yoktur. Türkiye’nin demokrasi açığı da vardır” diyen Boyner, demokratik açılımın bir bütün, bir süreç olduğunu, aşamalı planlanmamış, stratejik bütünlüğe sahip olmayan ve sosyal paydaşlarla olgunlaştırılmamış bir yaklaşımın, toplumsal dalgalanma ve kutuplaşmayı daha da artırabileceğini kaydetti.
Boyner, şöyle devam etti:
“Hani biz bir köprüydük, medeniyetler ittifakı için örnek ülke bizdik. Hoşgörünün binlerce kültürün beşiğiydik, ne oldu bize? Sorunlarımızı birlikte çözmek yerine herkesten, her şeyden şüphe duyuyoruz. Konuşmuyoruz, bağırıyoruz. Dinlemiyoruz, dinleniyoruz. Gerçeklerle yüzleşmek yerine komplo teorileri üretiyoruz. Ne oldu bize? Niçin farkılıklarımızı zenginlik değil, zafiyet olarak görüyoruz? Hepimiz huzura hasretiz. Hepimiz gergin bir toplum olarak yaşamaktan yorulduk. Hepimiz daha müreffeh bir Türkiye istiyoruz. Gençlerimizin canını ve geleceğini daha güvende hissettiği, iş ve aş bulabildiği bir Türkiye istiyoruz. Korkularından, şüphelerinden sıyrılmış, kendine güvenen bir Türkiye özlüyoruz.”
“ÇOK HIZLI GİTTİK, RUHLARIMIZ GERİDE KALDI”
Türkiye’nin yine özel bir dönemden geçtiğini, bir türlü değerlendirilemeyen fırsatlar, aşılamayan engeller, inatla çözülemeyen sorunlar bulunduğunu ifade eden Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Meselelerimizi çözmeden hızla koşmaya çalışıyoruz. Beyaz adam ve kızılderili birlikte ata binerler dört nala… Kızılderili bir anda durur. Beyaz adam şaşırır ve sorar; ‘Neden durduk neyi bekliyoruz?’ Kızılderili yanıt verir; ‘Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı”… Çözemediğimiz sorunlar var. Çok derinde, halının altına yıllarca süpürülmüş. El ele vermezsek, sıkılmış yumrukları açıp el sıkışmazsak çözemeyeceğiz. Ruhlarımız rahat etmeyecek. TÜSİAD’a iki kez arka arkaya kadın başkan seçerken ülkemizin bir bölgesinde töre cinayetlerine kurban giden kadınlarımızı unutabilir miyiz? 18-30 yaş arası gençlerimizin yüzde 30′a yakını işsizken, gençleri unutabilir miyiz? Tüm toplumla daha çok paylaşım ve iletişim içinde bir TÜSİAD hayal ediyoruz. TÜSİAD, Türkiye’nin varlıklıları ve şanslıları diğerlerini geride bırakıp ileriye koşamaz. Bugünkü dünyada durup bekleyemeyiz, ama kimseyi geride bırakmadan el ele ilerleyebiliriz.”
Ümit Boyner, hala demokrasiyi topal kılan pek çok etkinin varlığından da rahatsızlık duyduklarını söyledi.
“TEMSİL ADALETİ KAVRAMIYLA ALAY EDERCESİNE…”
12 Eylül rejiminin kurulmasından neredeyse 30 yıl sonra hala o dönemin “darbe Anayasasıyla” yönetilmeyi içlerine sindiremediklerini ifade eden Boyner, şöyle konuştu:
“Temsil adaleti kavramıyla alay edercesine bu yüzde 10′luk seçim barajı hemen kaldırılsın istiyoruz. Partilerimizi oligarşik yapılara döndüren, onların toplumsal kesimlerle organik bağ kurmalarını önleyen Siyasi Partiler Yasasından ve Seçim Kanunundan, bir türlü bunları değiştirmeyen zihniyetten şikayetçiyiz. Daha çok demokrasi isterken, temsil sistemimizdeki bu aksaklıkları anlamakta gerçekten güçlük çekiyoruz” şeklinde konuştu.
Ekonomik vizyon sahibi olmanın refahı artırmanın koşullarından biri olduğunu vurgulayan Boyner, demokrasiyi güçlendirmeyi refahı artırabilmenin ön koşulu olarak gördüklerini söyledi.
Yönetim Kurulu olarak önümüzdeki dönemde yapacakları tüm çalışmalar doğrultusunda oluşturulacak TÜSİAD önerilerini mümkün olduğunca geniş bir toplumsal tabanda tartışmak arzusu duyduklarını dile getiren Boyner, Türkiye’deki diğer etkili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapabileceklerini ümit ettiğini, bu hedefe yönelik Türkiye sathında geliştirdikleri bağları daha da güçlendirmek istediklerini kaydetti.
Yeni bir atılım dönemine daha girildiğine dikkat çeken Boyner, Türkiye’nin TÜSİAD’ın birikmiş deneyiminden, bilgisinden ve yönetici enerjisinden yararlandığını, bundan sonra da yararlanabileceğini bildiklerini vurguladı.
Ümit Boyner, “Bu hedefe yönelik çalışırken, siz değerli üyelerin desteğine kuşkusuz çok ihtiyacımız var. Bunu bizden esirgemeyeceğinizi de biliyoruz” dedi.
Toplantı sonrasında gazetecilere kısa bir açıklama yapan Boyner, kendisi ve Yönetim Kurulundaki arkadaşlarının çok heyecanlı olduğunu, Genel Kurul sonrasında da ilk toplantıyı yapacaklarını kaydetti.
PROGRAM ŞUBATTA
Bundan sonra Yönetim Kurulu ile birlikte çalışıp bir program hazırlayacaklarını belirten Boyner, Şubat ayında hem TÜSİAD üyeleriyle hem de kamuoyuyla 2010-2011 programını paylaşacaklarını bildirdi.
Demokrasi vurgusuna ilişkin sorular üzerine Boyner, konuşmasında dile getirdiklerinden daha fazla birşey söyleyemeyeceğini, hazır olduklarında her şeyi paylaşacaklarını ifade etti.
Bu arada, Genel Kurul Divan Başkanı Sedat Aloğlu da Ümit Boyner’in konuşmasını bitirmesinin ardından, krizin etkilerini halen devam ettirirken en fazla 1,5 yıl sonra Türkiye’nin bir seçim dönemiyle karşılaşacağını, dolayısıyla bir seçim dönemine girileceğini söyledi. Aloğlu, “Böyle bir dönemde siz ve tüm Yönetim Kurulu üyelerine Allah kolaylık versin. Biz sizin için elimizden geleni yapmaya hazırız” dedi.
YENİ YÖNETİM KURULU
TÜSİAD 40. genel kurulunda gerçekleştirilen seçimlerde 200 üye oy  kullanırken, 2 geçersiz oya karşılık 198 üyenin oyuyla, Ümit Boyner, Lucien  Arkas, Mehmet Ali Aydınlar, Cansen Başaran Symes, Tayfun Bayazıt, Haluk Dinçer,  Erman Ilıcak, Ali Kibar, Volkan Vural ve Muharrem Yılmaz’dan oluşan yeni yönetim  kurulu seçildi.
“hurriyet”

imgresTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner oldu. Boyner, ilk mesajında, “Partilerimizi oligarşik yapılara döndüren, onların toplumsal kesimlerle organik bağ kurmalarını önleyen Siyasi Partiler Yasası’ndan ve Seçim Kanunu’ndan, bir türlü bunları değiştirmeyen zihniyetten şikayetçiyiz” dedi.

Devamı/mehr… »

imgresAmerikan -Türk konsorsiyumu Bechtel-Enka, Kosova’da yeni bir otoyol inşa edecek. Kosova Ulaştırma Bakanı Fatmir Limaj, Kosova’da Morina-Priştine-Merdare otoyolunun yapımı için Amerikan-Türk konsorsiyumu Bechtel-Enka’nın seçildiğini açıkladı. Limaj, Kosova’yı batıda Arnavutluk’a ve doğuda Sırbistan’a bağlayacak otoyol inşaatının 10 bin kişiye istihdam yaratabileceğini söyledi.

Devamı/mehr… »