Avurturyanın tanınmış ve sevilen Mineralwasser üreticisi Römerquelle’nin artık % 100 ü Coca-cola HBC S.A (Yunanistan) nın oldu. Römerquelle Chef Erich Wandl tarafından yapılan açıklamaya göre 2003 yılında Dünyanın en tanınmış alkolsüz içecek firması Coca-cola ile masaya oturan Römerquelle hali hazırda Şirketin % 84 ünü satmıştı. Coca-cola Austria Company ile yapılan müzakerelerin ardından geçdigimiz hafta son nokta konuldu ve yılların tanınmış avusturyalı su üreticisi Römerquelle’nin artık tamamı böylelikle satılmış oldu.
Türkiye ve Türk kültürünün tanıtımını yaparken aynı zamanda Avusturya’da yaşayan Türklerin sosyal sorunlarına yönelik projeleriyle de tanınan Turklook’un geleneksel Türk Haftası yapıldı.
Medya Ajansı Turklook’un geleneksel Türk Haftası 3-8 Mart 2008 tarihleri arasında yine 15. Viyana’da alış veriş merkezi Lugner City’de yapıldı. 13. kez düzenlenen interkültürel haftaya Türk ve Avusturyalı firmalar, yazılı ve görsel medya ile sivil toplum örgütleri katıldılar.
Fuar alanında 6 gün boyunca her yaş grubundan ziyaretçilere eğitici ve ögretici bilgiler sunuldu. Çok sayıda etkinliği içeren organizasyonda sağlık, futbol ve kadınlar göze çarpan ana konulardı. Her sene olduğu gibi bu etkinlikte de Türkiye’nin tanıtımı için bir stant kuruldu. Türkiye’nin turistik güzellikleri, tarihi, kültürü yanı sıra müziği ve mutfağı tanıtıldı.
Lugner City’de 3-8 Mart tarihlerinde gerçekleşen Türk haftasına şu firma ve kuruluşlar katılarak ürün ve hizmetlerini tanıttılar ve tüketicilere ayrıntılı bilgiler sundular:
Eety Türk & Eety Balkan
X-Mobile
Aypo Elektronik
Bentour
Wild Dragon
Western Union
Evim Möbel
Türktaraftar Fanartikel
Stadt Wien
SPÖ Wien
Spiritone
Kurier
FairPlay
Genç Ekonomi Dergisi
Euro Installateur
AslanDo

Türkiye’nin en Güzide mekanlarını seçmiş Dünya Göz Hastanesi. Uluslararası ilişkiler Müdürü
Hastaneye ilk girer girmez dikkatimizi çeken personelin halk ile ilgilenmesi olmuştur. O kadar candan bir ilgi var ki kendinizi evinizde hissedebilirsiniz lafını haklı çıkarıyor. Hastanede kimse ayakta beklemiyordu. Katlar arasında dolaşırken bir ara kendimi sanat galerisinde hissettim.
İlk söyleşimizi Ataköy Dünya Göz Hastanesinin Uluslararası İlişkiler Müdürü Özlem Hanım’ın odasında bir çay eşliğinde başlıyoruz.
G.E: Özlem Hanım, Dünya Göz Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da da yakından takip ediliyor.Önce şunu sormak istiyorum; Yılda ne kadar hasta tedavi ediyorsunuz?
Ö.S: Ay’da 4 binin üzerinde Lazer tedavisi yapmaktayız. Muayene bazında ele alırsak 28 bin civarında ama genel ameliyat olarak söylemek gerekirse 3 binin üzerinde ameliyat yapmaktayız.
G.E: En fazla hangi ülkelerden sizlere hasta gelmektedir. Avrupa’dan bahsedersek nasıl bir oran verirsiniz?
Ö.S: Avrupa’dan gelen hastalarımız tabi yoğunlukta olmaktadır diğer ülkelere nazaran. Gurbetçi vatandaşlarımızın büyük bir kısmı ilgi gösteriyor hastanemize.Almanya, Hollanda, Avusturya basta geliyor. Daha sonra ise Finlandiya, Norveç, İsveç, Danimarka.
G.E: Dünya Göz Hastanesinin Amsterdam ve Berlin de Klinikleri bulunmaktadır. Buralarda ne gibi hizmetler vermektesiniz?
Ö.S: Amsterdam’da ve Berlin’deki kliniklerimizde, bir hastanın gözündeki her türlü hastalığı tespit edecek detaylı bir muayene yapabiliyoruz. Lazer ameliyatı olmayı düşünen bir hastanın, göz yapısının uygunluğunu tespit etmek için kullandığımız tüm cihazlar bu kliniklerimizde mevcut. Oradaki kliniklerimize giden bir hasta, gözünde ne tür bir hastalık var, göz ameliyatı olabilir mi olamaz mı, olursa ne kadar başarılı olur gibi tüm sorularının yanıtını alıyor ve kesin karar verildikten sonra Türkiye’ye gönderiliyor, hastanemizde ameliyatını olduktan sonra yine ülkesine dönüyorlar.
G.E: Başka hangi ülkelerde şube açmayı düşünüyorsunuz?
Ö.S:Avrupa’nın değişik şehirlerinde klinikler açacağız. Bir dünya markası olma yolunda ilerliyoruz. İngiltere NHS, Hollanda AGIS, Belçika Van Breda International ve Avusturya Wiener Staedtische ile anlaşmamız var. Artık her İngiliz, Hollanda, Belçika ve Avusturya vatandaşı göz tedavisi için Dünya Göz Hastanelerinde tedavi olabilecek.
G.E: Avrupa’da Lazer Tedavisi 3000 Euro’dan başlamaktadır. Hollanda’da ise 4000 Euro civarlarında. Dünya Göz’de ise 485 Euro. Neden ?
Ö.S: Öncelikle Lazer tedavisinde tedavinin gerçekleştiği Lazer cihazları çok önem taşır. Bir Lazer cihazının ücreti ortalama 700 bin € civarındadır. Biz hastanelerimizde çok yüksek sayılarda ameliyat gerçekleştiriyoruz. Avrupa ülkelerinin nüfusları bizimle kıyaslandığında daha az, günde bir lazer ameliyatını 4000 Euro’ya yapabiliyorlar çünkü cihazların maliyetlerini ancak bu tedavi ücretleri ile karşılayabiliyorlar. Bizim için bu geçerli değil. Bu sebeple yapılan alımlarda toplu miktarlarda olduğu için daha indirimli olarak alma şansına sahibiz. Bunların hepsi lazer ücretimizi düşük tutmak için bir neden. Sadece yurtdışından bize on binlerce hasta geliyor her yıl. Günlük ameliyat kapasitemiz 400 kişidir.
Özlem Hanım ile söyleşimizden sonra Dünya Göz Hastenesini gezmeye basliyoruz ufak adımlarla.
Hastane’de dikkatimizi çeken en güzel olay ise Tedavi için Dünyanın çeşitli yerlerinden gelecek olan her dinden insana kendi ibadetlerini kolaylıkla yapabilmeleri için ayrı ayrı odalar yapılması. Hıristiyanlara, Musevilere ve Müslümanlara kolaylıkla ibadetlerini yapmaları için ortam hazırlanmış.
En çok merak ettiğim ise Hastane’nin odaları oldu. Ve sonunda o tertemiz odalara bakmaya başladık. Odalarda adeta yok yok.Plazma televizyonlara kadar. Hasta ve yakınları için her şey düşünülmüş. İki Tip odalar var. Birincisi küçük olan yani kısa dönemli hastalar için. Bir otel rahatlığında olan odaların fiyatları ise çok makul. Küçük odalarda kişi başı 50 Euro gibi uygun bir fiyata kalabiliyorsunuz. Gerçekten İstanbul’da bu fiyata bu Konfor’da Otel bulmak bile çok zor. Büyük odalar ise yakınları sık sık gelecek olan ve uzun bir Hastane dönemi geçirecek olanlar için kullanılabilir. Sakıp Sabancı, Nejat Uygur, Süleyman Demirel odaları gibi. Büyük odalarda tanınmış simaların resimleri ile süslenmiş. Daha rahat ve ailesi ile konforlu bir oda’da kalmak isteyenlere ise yine kişi başı 50 Euro’ya bu Lüks odalarda yer veriliyor.
Hasta yakınları da büyük bir titizlik ile düşünülmüş. Hastanenin Kafeteryası ve en üst katında bulunan Deniz manzaralı, Mini Golf sahasıyla güzel bir ortam bekliyor. Kendinizi Bir hastaneden çok bir Kulüpte veya Lüks bir Restoranda sanıyorsunuz. İşin en güzel yanı da bu olsa gerek.
Gezimizin son durağında ise Lazer ve benzeri ameliyatların yapıldığı kısma giriyoruz. Rica edip fotoğraf için müsaade aldıktan sonra, doktorumuzdan başlıyoruz Cam kabinin arkasından ameliyatı izlemeye. Hasta hazırlandıktan sonra ekip geliyor ve kısa sure de ameliyat başarılı bir şekilde sonuçlanmış oluyor.
Ameliyatı izledikten sonra bir de Doktorumuzdan bilgi almak için odasına çıkıyoruz. 100 ye yakın olan doktor sayısından Lale Hanım ile başlıyoruz sohbete. Lale ÖKTEM Göz Hastalıkları Uzmanı Ataköy Dünya Göz’de.
G.E: Efendim Öncelikle Lazer Ameliyatını kimler olabilir ?
L.Ö: Yapılacak ön muayene ve tetkikler neticesinde göz yapısı ameliyata uygun bulunan kişiler lazerle tedavi edilebilmektedir. Öncelikle 18 yaşını geçmiş olması gerekmektedir. Ve son iki yıl içinde göz kusuru 0,50 dereceden fazla değişmemiş olması gerekmektedir.7 dereceye kadar göz kusuru olan ve kornea dokusunun kalınlığı yeterli olan herkes olabilir bu ameliyatı.
G.E: Lazer ( Lasik ) Tedavisinden sonra gözlüklerimizden kurtuluyormuyuz ?
L.Ö: Lasik ameliyatında amaç kişinin önce göz sağlığını korumak daha sonra gözlük veya lensten kurtarmaktır. Her göz lasik ameliyatına uygun olamayacağı gibi, başarı oranı gözün yapısına bağlı olarak kişiden kişiye değişir. Bu sebeple başarılı bir operasyon için öncelikle hasta seçiminin doğru yapılması ve hastanın çok detaylı bilgilendirilmesi gerekir.
Hastanemize lasik ameliyatı olmak için başvuran her hasta öncelikle çok detaylı bir muayeneden geçirilir. Bu muayenede amaç kişinin tedavi edilmesi gereken derecelerini saptamanın yanı sıra gözünde başka rahatsızlıkların olup olmadığını belirlemek açısından son derece önemlidir. Göz tansiyonu, retina incelemesi ve genel sağlık durumu tetkik edilir. Örneğin retinasında yırtık bulunan bir kişinin öncelikle bu tedaviyi olması daha sonra lasik ameliyatının planlanması gerekir.
Laser tedavisine uygun olup olmayacağınız ve hangi teknikle olmanız gerektiği ( standart, kişiye özel laser tedavileri ) Dünya Göz Hastanesinde detaylı muayene ve özel tetkikler neticesinde belirlenebilmektedir.
G.E: Kimlere uygulanmaz bu Lasik Ameliyatı?
L.Ö: Romatizma hastalığı olanlar,
Diyabeti olanlar,
Hamilelerde,
Bebek emziren kadınlarda,
Daha önce göz cerrahisi geçirmiş olgularda
Keratokunus hastalarında,
Göz tansiyonu ve
Katarakt gibi göz problemleri olan hastalara lazer uygulanmamalıdır.
G.E: Operasyon ne kadar sürüyor?
L.Ö: Hastanın lazer odasına girip çıkması 10 dk.sürer. Lazer işlemi her bir göz için 3-4 dakikadır. Lazer öncesi hastanın gözü anestetik damla ile uyuşturulduğundan uygulama esnasında ağrı ya da acı hissedilmez.
G.E: Lazer sonrası nelere dikkat edilmelidir?
L.Ö: İlk 24 saat süresince tedavi edilen gözü ovalamak, kaşımak, el sürmek, yüzü yıkamak, banyo yapmak sakıncalıdır. İlk günlerde gözünüze sabun ve şampuan kaçırmaktan sakının
Lazer tedavisinden sonra 1 hafta süreyle göz makyajı yapmayınız.
Lazer tedavisinden sonra 20. gün itibari ile denize, havuza girebilirsiniz. Ancak 4 hafta süreyle gözlerinizi korumaya özen gösteriniz.
Lazer tedavisi sonrası kozmetik amaçlı kontak lens kullanımının sakıncası yoktur ancak tedaviden en az 1 ay sonra doktor kontrolünde kullanmaya başlamanızda fayda vardır.
Uçak bileti, konaklama ve ameliyat 3 günlük İstanbul turu dahil 1579 Euro. Nisandan 2008 itibaren Antalya’ya turlara başlayacağız. 10 günlük bir tur olacak bu. Uçak biletleri, konaklama, ameliyat giderleri dahil 2500 Euro.
Haber:Resul RECPER
Foto :Yunus E.ÖZKARA
Türk halkı ortalama 11-14 ayda cep telefonunu yeniliyor. Yenileme gerekçesinin altında sınır tanımayan teknolojik gelişmeler yatıyor. 3G teknolojisindeki en son gelişmeler masa üstü ve diz üstü bilgisayarların pabucunu dama attıracak nitelikte.
Cep telefonundaki son gelişmeler konusunda konuştuğumuz ünlü bilişim firması , İki Nokta Bilişim Uzmanlarından Yakup DİKME, yeni telefonlarla saniyede 2 megabayt hızla internete bağlanıldığını hatırlatarak kullanıcının konumuna bağlı olarak geliştirilen reklam, sohbet, arkadaşlık uygulamaları sayesinde dünyada 2010 yılı itibari ile 1 milyar adet GPS’li telefon olacağını söyledi. Dikme bu dönemde internetten indirilen şarkıların ekonomik büyüklüğünün de 32 milyar dolara ulaşacağı bilgisini verdi.
GELECEK CEPTE
Cep telefonlarının önümüzdeki 10 yıl içinde göstereceği teknolojik gelişmelere de değinen Dikme, bunlardan ilkinin cep telefonlarının kredi kartı gibi kullanılması olduğunu söyledi. Halen Uzakdoğu’da insanların kredi kartı yerine artık cep telefonlarını kullandıklarını anlatan Dikme, hayatımızı değiştirecek diğer uygulamaları da şu şekilde sıraladı:
Cep telefonlarına yüklenecek programlarla trene binilip, OGS’den geçilecek
-Sinema biletinin parasını cep telefonu ile ödemenin mümkün olacak
-Garaj ve ev kapıları telefonla açılabilecek
-Şirket çalışanlarının mesaileri takip edilebilecek
-Facebook’a ve diğer sosyal sitelere girilebilecek
-Yerel radyolar dünyanın her yerinden dinlenebilecek
-Kredi kartı gibi kullanılabilecek
-Bozuk para sorunu ortadan kalkacak
-İnternetten dosya indirilebilecek
-Film ve müzik klipleri ‘cep’e çok daha hızlı indirilebilecek
-E-devlet hizmetlerine mobil olarak da erişilebilecek
-İnteraktif oyunlar yayılacak, video mesajlaşma gerçekleşebilecek
-Maç izlenebilecek
REKLAM PAZARI DA KATLANACAK
3G cihazların çıkmasıyla birlikte, içerik, uygulama ve mobil reklâm pazarının da çok gelişeceğine işaret eden Dikme ,devamla şöyle dedi: “2006 yılı sonu itibari ile 17 Milyar dolar olan mobil eğlence pazarı, 2010 yılı sonunda 77 milyar dolara ulaşacak.
Sadece mobil oyun pazarı 3,1 Milyar dolardan 11,9 Milyar Dolara ulaşacak. Dolayısıyla içerik sağlayıcılar ve uygulama geliştiriciler bu pazarın gelişmesinde çok önemli bir rol oynayacak. Eğer ücretlendirme aylık limitsiz olarak uygun fiyatlar ile yapılabilirse pazarı tutmak mümkün değil”
Haber: Y.Emre ÖZKARA /GençEkonomi İstanbul
Beşiktaş Kulübünün yeni Stad çalışmaları hakkında Yatırımlar Komitesi Başkanı ve BJK Yönetim Kurulu Üyesi İlhan DURUSOY ile ofisinde Röportaj yaptık…
Yatırımlar Komitesi Başkanı İlhan Durusoy, yönetime seçilir seçilmez, kendisini yoğun projelerin içinde buldu. Bir önceki yönetimde de yer alması ve BJK İnönü Stadı Projesi hakkında bilgi sahibi olması, O’nun için büyük bir avantaj oldu. Aynı zamanda İnşaat Mühendisi olan İlhan Durusoy, bugüne kadar birçok konut yapmıştı, ancak bu projenin O’nun için anlamı çok büyüktü: “Hastalık derecesinde Beşiktaşlı olduğumuz için BJK İnönü Stadı Projesi’nde çalışmaktan çok büyük zevk aldım. Beşiktaş’a güzel bir şeyler kazandırmada rolümüzün olması çok sevindirici.”
G.E: Sayın Durusoy, öncelikle Bjk Spor Klübüne gecenizi gündüzünüzü katarak vermiş olduğunuz hizmetlerden dolayi tebrik ediyoruz. Beşiktaş aşkı sizde bir başka olsa gerek?
İ.D: Teşekkür ederim, haklısınız.Yönetici olmakdan öte Beşiktaşlı olunca bir başka oluyor..
G.E: Efendim Stad çalışmaları hakkında biraz bilgi alabilirmiyiz en yetlisi ağızdan, sizlerden?
İ.D: Öncelikle Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun Beşiktaş’a bakan 3 No’lu kurulundan, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden, Beşiktaş Belediyesi’nden gerekli izinleri aldık. Stadın altından geçen kanalı, stadın dışına çıkarmak için İSKİ’nin onayını aldık. Büyükşehir Belediyesi’nden ruhsatımızı aldık. Diğer kulüplerin ne yaptığını bilmem ama biz her projemizi onaylattık.”
G.E: Tabiki izinler ve Ruhsatların dışında ülkemizde Bürokrasi geç işlemekte. Etkisi olmuştur muhakkak?
İ.D: Zeminden ne çıkacağı belli olmuyor.Stadın altından geçen su kanalını taşıma çalışması sırasında İGDAŞ, elektrik, sinyal hattıyla karşılaştık. Biz kaldırımdan gitmeyi hedefliyorduk, ancak çıkan hatlar nedeniyle yolun ortasından gitmek zorunda kaldık. Ancak karşımıza çıkan tüm engellere rağmen Stadımızı, verdiğimiz tarihe yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz.
G.E: Yeni stad peki kaç kişilik olacak, neler eklenecek ?
İ.D: BJK İnönü Stadı’nın yıkılacak, yerine 36 bin kişilik yeni stat yapılacak. Hakikaten güzel bir stat yapacağız. Finansı da hazır.
G.E: Sanırım eski stad kapasite itibariyle yetmiyor dimi?
İ.D: 1947 yılında hizmete giren ve halen 32 bin kişi kapasiteye sahip BJK İnönü Stadı’nın artık ömrünü tamamlamıştır.Yeni statta asıl amaç sadece 4 bin kişi kapasite artırımı değil, günün şartlarına uygun, modern ve 24 saat kullanım alanı olacak yeni bir stat yapacağız.
G.E: Efendim şimdiden hayırlı olsun diyerek sizlere Takım Çalışmaları hakkında sorular soalım istedik. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam henüz yeni. Ne kadar ümitlisiniz yeni hoca’dan?
İ.D: Ertuğrul hoca olarak yeni oldugu kadar biliyorsunuz futbolcu olarak yıllarını vermiştir Klübe. Ve biz gerçekten Ertuğrul’dan çok şey bekliyoruz ve başaracağından eminiz.
G.E: Sayın Sağlam’dan önce Beşiktaş çok Kaptan gördü. Neden hemen gelip gidiyorlar?
İ.D: Şimdi sorun şurda. Öncelikle Hocalarda bir uyum sorunu oluyor.Ayrı bir ülke ve ayrı bir dil. Biz buna bağlıyoruz. Klübümüz’de elimizden geldiğince rahat ettirmeye çalişiyor.
Abramovich’e Beşiktaşi Satmayiz…
G.E: Belki bu sorumuz sizin için biraz komik gelecek ama, farzedelim Chelsea gibi bir takıma sahip olan Ünlü Dolar Milyarder’i Abromoviç gelipde Beşiktaş’ı satın almak istese satarmısınız. Yani sıcak para ve yeni transferler açısından iyi olması için?
İ.D: Güzel bir soru gerçekden. Sıcak para gelişi tabiki bir takım içim güzel bir olay. Ama Beşiktaş Spor Klübü şahıs malı olmadığı için kim gelise gelsin alamaz. Belli bir yönetim Kurulumuz var ve kesinlikle satmaz.
(ayrıca not)….,
İlhan DURUSOY kimdir?
İlhanDurusoy 1944 yılında Istanbul’da doğdu. 1962 yılında Robert Kolej’den ve ardından 1966 yılında Robert Kolej Inşaat Mühendisliği’nden mezun oldu. Master’ını 1968 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamladı ve bu ülkede öğretim görevlisi ve mühendis olarak çalıştı. Inşaat sektöründe gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı projelerde ve şirketlerde üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu.
1979’dan bu güne Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyesi olan İlhan Durusoy, Gordon Milne’in Beşiktaş’taki teknik direktörlüğü sırasında futbolla ilgili araştırmalarına başladı. Bizim Tepe, Türkiye Yazarları ve Kemer Golf and Country kulübü üyesidir.
Haber/Röportaj: Resul RECPER